Yıkım

Göç
3 Ağustos 2021
Sorular
4 Eylül 2021

Yıkım

       Son zamanlarda bütün ülke bu kelimeye oldukça aşinayız. Her günün ölüm, her saatin yıkım, her saniyenin tükeniş olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bir taraftan alevler içinde kalan evleri, ormanların içinden gelen hayvan çığlıklarını, yangını söndürmek için çabalarken hayatlarını kaybeden gönüllüleri, sahip olabilmek için yıllarca emek verdiği her şeyin bir günde küle dönüşünü izleyen insanları görüp onlarla beraber yanarken; bir taraftan da ülkenin diğer ucundan gelen sel felaketi haberleri ile de güzel gelişmeler duymaya dair umutlarımız sular altında kalıyor.

       Neden oluyor peki bunlar? Bu kadar büyük kayıpların ardından yalnızca “takdîr-i ilâhi” demek ne kadar doğru sizce? Dere yataklarının etrafındaki bölgelerde ağaçları kesmek yerine daha fazla ekmiş olsaydık selin verdiği zarar bu denli fazla olur muydu? 2019 yılına kadar Orman Genel Müdürlüğü yangınlarda havadan müdahale için Türk Hava Kurumu ile çalışıyordu. THK’nın en son görev yaptığı 2018 yılında 5,3 bin hektarlık tahribat varken, 2019 yılında bu sayı 11,3 bin hektara, 2020 yılında ise 20,9 bin hektara çıktı. Görmezden gelinemeyecek kadar büyük bir fark değil mi? 2010 yılından sonra ise bütçe yetersizliği gerekçesiyle uçaklar bakım görmedi. Bakımsız olmaları sebebiyle de çoğu uçak yangına müdahalede kullanılamadı. Ortada ihmallerin olduğunu gösteren sayısız veri varken şu soruyu soralım kendimize: Bu ihmallerin hiçbiri olmasaydı yine ilâh tarafından aynı takdir bu denli yıkıcı bir şekilde gelir miydi? “Her yaratıcı hareket öncesinde bir yıkımla başlar,” diyen Picasso geçmişte yanan ormanların yerine yapılan otelleri görseydi yine de aynı şeyi düşünür müydü sizce? Benim cevabım: ‘’Hayır.’’

       “İçimizi kemiren yıkım, insanın iliğine işlemiş olan acımasızlıktır, tümümüz bu zehirle can vereceğiz.” diyerek acımasızlıkla özetlemiş yıkımı yazar. Yoksa çok eski evi olanların da evinde ateş olabilmeyi kim göze alabilir?

Duygu Çelik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir