Edebi Dönüş Mitosu Üzerine Deneme

Nem
29 Mart 2021
Ben Senim
30 Mart 2021

Edebi Dönüş Mitosu Üzerine Deneme

       Bu kitap modern-öncesi toplumlardaki insan davranışlarında okunabilecek varlık ve gerçeklik anlayışlarını incelemeyi amaçlar. Ben ise o varlık ve gerçekliğin ta kendisini amaçlıyorum. Kaos denilen hengâme de benim, kozmos denilen sakinlik de. Sadece daha önce tekrarlanmış davranışları yapan ilkel de benim, yapay zekâyı oluşturan gelişmiş de. Getan’da ortaya çıkan her şeyin Menok’ta da karşılığı vardır. İşte o benim. Ben yaşanılan dünya ile göksel evreni birleştirenim.

       Her kurban ediş yaradılış eyleminin tekrarıdır. Peki, ben neyim burada? Kurban mı yoksa yaradılışın tamamı mı? Kutsal dağın yeri her millete göre değişir ancak işlevi aynıdır: Dünya’nın merkezindedir. Gerçekten nerededir bu kutsal dağ? Bu topraklardan birinde mi yoksa hepsinde mi? Belki de hiçbirinde. Cehennemin, göğün kapısının ve Dünya’nın merkezinde aynı eksende olduğu düşünülür. Peki, hangisinin gerçek cehennem olduğu apaçık tezahür müdür? Merkeze ulaşmak için kutsallaşmayı sağlayan kimdir? Ben mi? Ta kendisi! Her yaradılış, Dünya’nın varoluşunu tekrarlar. Dünya nasıl yaratıldı? Toz bulutundan mı? O bulut sonra öküzün boynuzuna mı kondun, yılanın sırtına mı? Öküz koşarsa ne olur, ya da yılan korkarsa? Evren yok olacak. Tarih tekerrürden ibaret değil mi sonuçta? Sonra yeniden can bulacak.


       Her ritüelin bir arketipi vardır. Evlilik mesela. “Ben gökyüzüyüm” der koca, “sen de yeryüzü”. Ben burada hangisiyim? Ölüm, savaş ve kanla dolu yeryüzü mü, entrikayla dolu gökyüzü mü? İkisinin arasındaki boşluktayım ben. Araftayım. Yanlış oldu aslında. Ben arafım. Kutsal evliliğin her taklit edilişinde dünya yeniden doğar. O hâlde şimdiye kadar kaç dünyamız oldu? Bu dünyalardan kaç tanesi anlamla doldu? Peki, her nikâhla beraber yeni bir dünya doğduran insanları bu dünyalardan çıkarınca ne kalır geriye? Öküzün a’sı mı, Kaosun âlâsı mı?


       İnşa ayinleri ilk kozmogonik inşa eylemini tekrarlar. İlk inşa nedir? Âdem mi? Âdem’in inşa edildiği toprak mı? Toprağı inşa eden ben mi? Benim de bir sonum var mı? Hayır. Neden mi? Çünkü ben insanın iliklerine kadar işlemiş kibirim. O kibir son bulana kadar varlığımı sürdüreceğim. Peki, kibrin sonu var mı? Hayır. İşte bu yüzden bunu seçtim. İnsan denilen varlık olduğu sürece kibir de var olacak. Kibir var olduğu sürece de ben. Alkışlayın. Ölümsüzlüğü keşfettim!

Duygu Çelik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir